Kayıtlar

SÖZÜN KISASI - 179

 -  İnsanın en adisi; kendi yükünü, başkasına taşıtandır.  - Kısa kelam, evladır vesselam.  - Hayat yolunda varacağın durakları, tercih ettiğin yol belirler.  - Hayat; adanmaktan ziyade, yaşanmak içindir.  - Ana - babaya düşen, evlatlarına hayat vermek iken;  bazıları, bunları taksitle geri alma çabasında.  - Sabır ;  güçsüzün siperi.  - Mutsuz ana, kızını mutsuz etmeyi görev edinir.  - Emeğin;  kesinlikle, maddi bir karşılığı olmalı.  - Yedirtmeyeceksen, koklatmayacaksın!  - Madem mum dibini ışıtmıyor, öyleyse birbirimize mum olalım.  

SÖZÜN KISASI - 178

 - Lider koltuğu, oturanı zengin eder.  - Duyan da söyler, bilen de; şansın varsa,  bilene rastlarsın.  - Yaş arttıkça, organlarınız size kota koyar.  - Önce hak edeceksin, sonra isteyeceksin!  - İntikam, kaybını telafi etmez.  - Herkes inandığında; yalan, gerçek olup çıkar.  - İnsanlar, çakma ilahlara tapınmaya çok meyyaldir.  - Hayata oyunlarla başlarız ; kimileri , onun bir oyundan farkını öğrenemeden ömrünü tamamlar.  - İyi bir aile; akşamları hep birlikte sofraya oturur.  - Tartışma, aklın ufkunu genişletmiyorsa boş bir çekişme olur.

SÖZÜN KISASI - 177

 - Doğarken doğuma, yaşarken yaşama, ölürken ölüme direniriz.  - Bedenini sistematik bir şekilde yormayan, beynini dinlendiremez.  - İnsan türü, vaktinin epeyce bir kısmını anlamsız yakınmalar için heba eder.  - sevginin, sevgi ile karşılık bulacağı şüphe götürürken ; nefretin , nefret ile ödeneceği neredeyse kesindir.  - Yaşam, matematik. Siyaset, edebiyat.  - Nasıl bir dünya ki , bu böyle;  ölem diyen ölemiyor, kalam diyen kalamıyor.  - Sözlerimizde, maksadımızı aşmaya çabalarken, maksadımızdan şaşma riski artar.  - Sevgiler yüreğimizden göç ettikçe, kıraç topraklar gibi katılaşıp çatlarız.  - Heyecan ve mutluluk, aynı yerde aranmaz.  - Eğer, para ile çözümü varsa; o, en küçük problemdir.

SÖZÜN KISASI - 176

 - Katiller; sonsuzluğun eksi olanını, dibine kadar hak eder.  - Hayat; ruhu, bedeninin çok önünde gidenler için dünyadaki cehennemdir.  -  Dünya , gerçeklerden fazlası değildir.  - Son güzel gününüzü de, maalesef sıradanmışçasına yaşarsınız.  -  İnsan, incitilmek için yaratıldı!  - Acı çekmeyi reddeden, mutluluğu hiç aramasın.  - Rekabet,  dostluk ile tatlanır.  - Herkes kazanırken. herşey kolaydır.  - İş bölünürse , kar katlanır.  - Söylem eylemle desteklenmedikçe, çığırtkan bir soytarı yerine geçersiniz.  

SÖZÜN KISASI - 175

 - Aza razı olmayan, hiçe mahkûm olur.  - Aklın yolu bir olsa da, herkese görünür değildir.  - Akıl , geçimsizdir.  - Tembel ana-baba ; en büyük felaket.  - Akıl, vücud üzerinde ömür boyu iktidar sürer.  - Ölmekten korkulur;  hâlbuki, ölememek daha korkutucu olmalı.  - Acıyı mutluluktan daha bariz yapan; istisnasız , dibine kadar hissedilir oluşudur.  - Kimse kaderini benimsemez.   - Sevgi ;  sonsuzluğa haykırmaktır.  - Dertler, tek tek gelsin!  

SÖZÜN KISASI - 174

 - Yarım başlı bir iyilik, eksik kalsın daha iyi.  - Işık hepsinden hızlı bilinir, lakin , insan zihin hızının açık ara gerisinde kalır.  - Söz naklî; söz dinlemekten de , laf anlatmaktan da çok daha zor.  - Mağdurlar hep yalnız, suç ortaklığı ordulaşmış.  - Bir insan, diğerini yönetmeyi neden ister ki?  - Sofra; doymak için değil, aç kalmamak için kurulmalı.  - Enerjini gündelik harca ki, kalıntısı yıkım getirmesin!  - İçkiyle karaciğeri, sigarayla akciğeri, tembellikle kasları, fesatlıkla dostluğu, hırsla günü, savaşla geleceği yok etmek ; işte size Batı öncülüğündeki modern dünya .  - Mutsuzluk, tembel harcı.  - Kibir, hayatı yaşamaya engel olur.         

SÖZÜN KISASI - 173

 - Savaş;  insan türü ile birlikte yok olacak.  - Önce kendini akla, sonra başkalarını karalarsın.  - Davul boynunda ise, tokmak koynunda olacak.  - Abla anne yerine geçmez, anne de abla olmaya çalışmasın!  - Manşetler hep dağlardan bahsederken; gazetelerin iç sayfalarında,  onların doğurduğu fareler konu edilir.  - Erdem; nefretini yaşarken de, insan kalabilmektir.  - Başarını paylaşacağın kimsen yoksa, vah haline.  - Çocuklar dünyayı kendi penceresinden görürken, gördükleri şey büyüklerinin dünyasına asla benzemez.  - Yaşadığı ilk hayal kırıklığı ile, çocuk büyüklerinin dünyasına ilk adımını atmış olur.  - Gerçeğe mahkûm, yalana borçluyuz.