40 YIL ÖNCE 40 YIL SONRA
Almanya'dan döndükten sonra, 1979 yılının sonbaharında, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi morfoloji kürsüsünün açmış olduğu asistanlık sınavını kazanıp göreve başlamıştım. Orada 2 yıla yakın görev yaptıktan sonra, dermatoloji kürsüsünün açmış olduğu asistanlık sınavını kazanıp branş değiştirdim. Dermatoloji ihtisası sırasında uzman tabiplere 2 yıl mecburi hizmet yasası konmuştu. 1985 yılının yaz başında, uzman olup mecburi hizmete gitmek üzereyken, zat işlerinde yapılan bir hata yüzünden o güne kadar üniversite bünyesinde kendi kadememin 2 derece altında noksan maaşla çalıştırıldığım ortaya çıktı. Memurun biri hayat öykümü dikkatli okumamış ve askerliğimi yapmış olduğumu fark etmeyip askerliğimi yapmamış farz ederek ona göre maaş bordromu düzenlemişti. 6 yıl eksik maaş ile çalıştırırmıştım. Düzelttiler. Son 1 ay almam gereken kadar aldım. Aradaki farkı vermediler. Uğraşmak için ne vaktim ne gücüm vardı. 40 yıl sonrasına gelelim. 2018 yaz başında emekli doktorların maaşlarının çok düşük olduğunu fark etmişler. Biraz iyileştirelim demiş oldular. Ha demez olsa idiler. Uzmanlara şu kadar, uzman olmayan pratisyenlere de biraz farklı verilecekti. Bir parmak baldı, tatlıydı. Sonra anlaşıldı ki 1 Ocak 2019 dan itibaren uygulanacaktı. Nefes almak için 6 ay bekleyecektik. Arada kur depremi yaşandı. Ümitler sarardı. Yokluğa alışık olmayan bir toplum değildik. Hele benim için sefalet, ek bir uzmanlık dalımdır. Yani yabancım değildir. Maaşı çekeceğim. Bir de ne göreyim. Olması gerekenden eksik. Emekli olduğumda 30 yıllık uzman idim. Orada ki, hiç tanışmadığım bir görevlinin hatası yüzünden, pratisyen hekim sayılmışım. 40 yıl sonra yine bir personel hatasıyla yine eksik ödeme yapılıyor. Aslında hangisinden başlayayım. Deveye boynun eğri demişler. O da sadece boynum mu demiş. Devlet hata yapar vatandaş öder. Memur hata yapar vatandaş öder. Bizim adımıza bize hizmet edenler tasarrufların dan dolayı sorumlu tutulmazsa böyle olur. Birileri hata yapmaya devam edecek, hiçbir katkısı olmayan bizim gibi mağdurlar, kötü kaderlerini sineye çekmeye devam edecekler. Bir aydır devlet kapılarında derdimi anlatıp hakkımı almaya çalışıyorum. SGK yı gide gele yol ettim. 1 yıl önce ağzıma çalınan bir parmak bal zehir oldu. Hala düzelmedi. Aslında. Kardeşim sen dümdüz işleri bile yapamıyorsun. Getirdiğin yasaya niye bir sürü ayrıntı ekliyorsun. Doktorlara ek bir ödeme yapacaksan ne diye uzman pratisyen diye ayırım yapıyorsun. Verebileceğin miktarı herkese aynı şekilde paylaştır. Hem hantal yapına kolaylık. Hem meslektaşlar arasındaki dayanışmaya katkı olurdu. Dert bir değil ki balla beslesem.
Selam. Yaşar abi sen hangi yıllarda almanya daydın .ve hangi şehirde. Ayni zamanlarda ordamiydik
YanıtlaSilSevgili Aşkın,
SilAlmanya'ya ilk kez
1977 yılının Nisan ayı gittim.
Tezkere aldıktan iki ay sonra.
Goethe Enstitüsü'nde kursa katıldım.
Staufen/Freiburg 'ta kaldım.
Haziran 1977 de döndüm.
Suphi Koyuncuoğlu Lisesinde Okul doktorluğu
görevine başladım.
1978 yılının Ekim ayında
istifa edip Almanya 'ya
gittim.
Moenchengladbachta
Anestezi ihtisasına başladım.
1979 sonbaharı Nürnberg
Şehir Hastanesi Radyoloji
Kliniğinde iş buldum.
Anestezi şefim, Prof.Giebel , istifama
çok bozuldu, ve referans vermedi.
Almanya dosyası böylece
kapanmış oldu.
Sevgiler.
Yaşar abi o sıralar bizde almanya daydık münih teydik .annem bilmiyordu herhalde.
SilNürnberg ' e iş için
Silmülakata gittiğimde,
ne kadar yakınınızdan
geçip gitmişim.
Sevgiler.