İLKBAHAR 1939 ÇANAKKALE AŞK BACAYI SARINCA
Yıl 1939 ilkbahar. Babaannem Zehra, bir oğlu istihkam subayı Niyazi için kız bakmaktadır. Babam , bir gün kışlaya döndüğünde, nöbetçi, eşinin onu çadırında beklediğini söyler. Şaşırır. Evli değildir. Çadırına gidince ağzı bir karış açık kalır. İçerde ecnebi filmlerinden fırlamış bir genç kız vardır. Tanımaz. Ben Kadriye, senin öksüz arkadaşın der. Babam kendini toparlayıp hatırlamaya çalışır. Saçları ve gözlerini o çocuğa benzetir. Neden geldiğini sorar. Annem, ağabeyinin onu alıp İstanbul'a götürüp orada evlendireceğini söyler. Babama, onu sevdiğini ve karısı olup bir yuva kurmak istediğini anlatır. Babam şaşkınlığını atınca annemin yaşını hesaplar bu kız 15 bile değildir. Ona nazik davranır. Alıkoymak nasıl bir suçtur anlatır. Ve götürüp ailesine teslim eder. Abisinin gemisinin tamiri bitince Yahya Kaptan ve kardeşi İstanbul'a giderler ve ev tutup yerleşirler. Yahya Kaptan Hikmet Yenge ile evlenir. Annemi bir akrabası ile nişanlar. 1940 olmuştur. Dünyada savaş başlamıştır. Babaannem, Babama kız bakmaktadır. Ama her şey Kısmet. Annem bir yolunu bulup Çanakkale' ye gelir. Nişanı atmıştır. Babamın yanına kaçar . 16 yaşına gelmiştir. Aile imza verir. Evlenirler. Babamın 27 Kasım 1987 tarihinde ölümüne kadar, 47 yıl sürecek bir TRAJEDİ başlamıştır. Bu evliliğe her iki aileden de şiddetli bir muhalefet vardır. Yaş farkı, kültür farkı, her türden uyumsuzluk vardır. Kadere inanmayanlar inansın.
Yorumlar
Yorum Gönder