1942 KIŞLA ÇANAKKALE MAPUSHANE DAMLARI

Yıl 1942. Annem ve Babam için, masal gibi geçen 1941 den sonra 1942 daha da parlak geçmekte,    kışlada bahar sürmektedir. Yaz geçerken 18 yaşındaki annem ikinci çocuğuna hamiledir. 1912 Balkan şehiti Ömer'in adını vermeyi düşünürler. Dünyada savaş ülkede kıtlık ve yokluk hüküm sürmektedir. Babam hiç görmediği babasıyla buluşacakmışçasına heyecanlıdır. Eşine gözü gibi bakmaktadır. O zamanlar, orduda subaylara özel işleri için, emir eri uygulaması vardır. Babam bu hizmeti istemiyorum demiştir. Kullanmamıştır. Annem de aynı fikirdedir. Annemin hamilelik durumu ilerledikçe Babam kaygılanır ve yardımcı olarak bir emireri alır. Annem,  çarşı , odun, su taşıma gibi işlerden kurtulmuş biraz nefes almıştır. Babam eşinin oğlan doguracagindan  neredeyse emindir. Onu doktor yapacaktır. Emireri canla başla çalışan biridir ve aileden biri olmuştur. Oda öksüzdür. Babam onu bu yüzden seçmiştir. Kurtuluş Harbinde babasını şehit vermiş, bu emireri gördüğü sevgiyle gevşemiş, verilen işleri ve askerliğinin ciddiyetini hafife almaya başlamıştır.1943 gelmiştir. Mart sonunda annem hamilelikte 8 ayı doldurur. Emir eri firar etmiştir. Yakalanınca komutan izin verdi demiştir. Babama getirirler.  Babam daha önce birçok hatasını affettiği askerine tepkilidir. Öfkesi tokat olup askerin suratında patlar. Asker yere düşer başını vurur. Fenalaşan er hastaneye götürülür. Birkaç gün sonra hastaneden kara haber gelir. Asker ölmüştür. Babam tutuklanır. Ölüme sebebiyetten mahkum olur. Askerî mahkeme kararı açıkladıktan 10 gün önce hiç bir zaman görmeyeceği bir oğlu olmuştur. Bu bebeğe şehit babasına atfen Ömer ismi verilir.
Trajedi başlamıştır ve hiç hız kesmeden sürecektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EYLÜL 1965 ALSANCAK İZMİR - LİSE GİRİŞ SINAVI

27 MAYIS CUMA 1960 BORNOVA İZMİR - İLK DARBE