AÇIK TEŞEKKÜR 6 ŞUBAT 2019 BAYRAKLI İZMİR
Bu gün İZMİR çok güzel bir gün yaşıyor. Sanki Bahar. Bugünü ayrıca güzel yapan şey ise duymuş olduğum bir haber. Devlete teşekkür ediyorum. İçimden geldi. Belki de bu kadar coşmam ve bir daha da teşekkür etmem. Bu tavşan aşka geldi ve dağa teşekkür etti. Ona çok küsmüşlüğüm vardır. Tabii ki hiçbirinden haberi olmadı. Bu vesile ile teşekkür edilecekler listemde olanlara da bugün bu borcumu ödeyeyim diyorum. 1956 sonbaharında Bornova merkezdeki Ata yadigarı, harabe, suyu ve elektriği olmayan yıkılma raddesi'ndeki iki katlı minik evimize taşınmıştık. Bu evi 2015'te dümdüz edilip yerine bir a101'in de olduğu apartman yapılıncaya kadar ayakta tutmak için çabalamış ve başarmıştım. Bana hem maddi hem manevi üzüntüden başka hiçbir katkısı olmayan bu ev benim varoluşumun bir kanıtı, benim için hiçbir zaman dikilmemiş ve dikilmeyecek olan bir anıttı.Bu evin arka sokağında Ben yaşta Ben boyda ben kiloda temiz yüzlü temiz giyimli altın kalpli karıncadan çalışkan arı dan azimli bir arkadaşım oldu. Yusuf Kocabıyık. O sıralar babasını yeni kaybetmiş bir öksüzdü. Baba annemin arkadaşı Rabia teyzenin 2. çocuğu idi. Gülseren isimli bir de ablası vardı. Güzel tesadüf , öğretmen eşinin adı da Gülseren . Yusuf'la hayatınızın belli dönemlerinde gerek öğrencilik gerek sırdaşlık gerek hayatta dert ortağı safhalarında 62 yıllık bir beraberliğimiz oldu. 63 demek isterdim ama son 1 yıldır ALS hastası. Aramıza kullanamadığı kasları girdi. Aile tam anlamıyla perişan. Hem maddi hem manevi. Bu hastalık Ortalama bir vatandaşın üstesinden gelemeyeceği kadar masraflı ve yoğun bakım gerektiren bir bela. Gerçi Boşnak Gülseren Hoca Hanım öyle kolayca zorluklara pes edecek biri değil fakat çok zorlanıyor. İzmir'de 30 civarında ALS hastası var Bütün Türkiye'de toplam 1000 civarında falandır.Yani en başından beri bu hastalıkla ilgili yapmak istediğimiz farkındalık çabalarımızı dikkate alacak oy potansiyeli rakamını tutturmuyor. 1 yıldır gerek İzmir'deki ALS Derneği gerek çevredeki dostlar ve de arkadaşım Antonio Drossa ve eşi Ayça'nın 4 yaşındaki Radyo karavan aracılığı ile verdiği destek övgüye değer. Duyduğum habere gelince; ALS, SMA, MS, DMD HASTALARININ YAŞADIĞI ZORLUKLAR ÜZERİNE BİR MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMASINA KARAR VERİLDİ. Devletimize teşekkür ediyoruz. Ancak dilerim dağ fare doğurmasın. Ve bu zorlukları yaşayan insanlar ve ailelerininde fikri alınsın. Hiç değilse yaşadıkları acıların kötü hatıraları bir nebze silinsin ve geleceğe biraz daha umutla bakabilsinler. Çünkü her an hepimizin başına gelebilecek böyle istisnai felaketlerle karşılaştığımızda hiç değilse arkamızda gücü bizim çok üzerimizde olan bir güvencemiz olduğunu bilelim.
Ayrıca, şu ana kadar sık sık değiştirmek zorunda kalınan bakıcılardan sonra nihayet işini hakkıyla yapan pırıl pırıl üniversite mezunu ve müstakbel yüksek lisans öğrencisi Funda Kaya'ya teşekkürler. Funda Kaya size ulaştırmış olduğum Bu satırları yazmam da mikrofon kullanmayı bana öğreterek büyük bir kolaylık sağlamıştır. Tanımadığım fakat ondan methini işittiğim Haydar isimli sopası ile küçük eniştesine verdiği ayarı tebessüm ile öğrendiğim taze emekli yeni çiftçi babasına da selam söylüyorum. Verdiği moral destekle Aslında iğne ile kuyu kazdığım bu blok yazılarına katkıları olan sevgili Hüseyin Canbulat, Kaptan Ali Atatürk liseli arkadaşlarım Ahmet Gürel Levent Ünsal Erginer Ungan, başta Antonio Drossa eşi Ayça ve Radyo karavan dinleyicilerin den oluşan STK gücündeki büyük aileye, bana blok yazmasını öğreten ve başlamama vesile olan kızım dediğim Gelinim ve damadım dediğim oğluma teşekkür ediyorum. Devletin bugün aldığı kararda ne kadar rolümüz var bilmiyorum. Ama yakılacak bir Peygamberin ortasında kaldığı alev dağlarını söndürmek için minik bir serçenin gagasıyla taşıdığı suyu görüp de gülenlere verdiği cevap çok çok ibret vericidir . Safım belli olsun demiştir . Biz Tüm bu süreçte safımız belli olsun diye çabaladık. Kayser Frederik ne demiş?Keşke her insan hayatı boyunca bir doğru yapabilse. Ya da çok daha önemli olarak, bir yanlışı ortadan kaldırabilse. Aslında dünyada 8 milyar insan yaşıyor fakat 8 milyar yanlış yok.
Ayrıca, şu ana kadar sık sık değiştirmek zorunda kalınan bakıcılardan sonra nihayet işini hakkıyla yapan pırıl pırıl üniversite mezunu ve müstakbel yüksek lisans öğrencisi Funda Kaya'ya teşekkürler. Funda Kaya size ulaştırmış olduğum Bu satırları yazmam da mikrofon kullanmayı bana öğreterek büyük bir kolaylık sağlamıştır. Tanımadığım fakat ondan methini işittiğim Haydar isimli sopası ile küçük eniştesine verdiği ayarı tebessüm ile öğrendiğim taze emekli yeni çiftçi babasına da selam söylüyorum. Verdiği moral destekle Aslında iğne ile kuyu kazdığım bu blok yazılarına katkıları olan sevgili Hüseyin Canbulat, Kaptan Ali Atatürk liseli arkadaşlarım Ahmet Gürel Levent Ünsal Erginer Ungan, başta Antonio Drossa eşi Ayça ve Radyo karavan dinleyicilerin den oluşan STK gücündeki büyük aileye, bana blok yazmasını öğreten ve başlamama vesile olan kızım dediğim Gelinim ve damadım dediğim oğluma teşekkür ediyorum. Devletin bugün aldığı kararda ne kadar rolümüz var bilmiyorum. Ama yakılacak bir Peygamberin ortasında kaldığı alev dağlarını söndürmek için minik bir serçenin gagasıyla taşıdığı suyu görüp de gülenlere verdiği cevap çok çok ibret vericidir . Safım belli olsun demiştir . Biz Tüm bu süreçte safımız belli olsun diye çabaladık. Kayser Frederik ne demiş?Keşke her insan hayatı boyunca bir doğru yapabilse. Ya da çok daha önemli olarak, bir yanlışı ortadan kaldırabilse. Aslında dünyada 8 milyar insan yaşıyor fakat 8 milyar yanlış yok.
Yaşar abi merhaba.
YanıtlaSilNe güzel haber. Umarım Araştırma Komisyonunun çalışmalarının faydasını görürüz.
Radyo Karavancı arkadaşlarla sık sık kulaklarını çınlatıyoruz. Seni seviyoruz, özlüyoruz. Selamlar.
Hüseyin Canbulat
Yasar abi, kaleminize, agziniza saglik yine ne guzel anlatmissiniz. Hic bitmesin dedigimiz kitaplar gibi, 3 kez okudum. Benim de ailem de yakin akrabam 10 senedir ALS hastasi ve sadece gozlerini kipirdatabiliyor, sizi anlayabiliyorum.
YanıtlaSilNe guzel yazmissiniz minik sercenin oykusunu, ben de bu ornegi cok veririm, etrafimdakilere, caban niye diye sorduklarinda bir cok Konuda.
Sizin radyodaki konusmalarinizi, harika sohbetinizi hepimiz cok ozledik, umarim uzun sure mahrum kalmayiz, gonuller bir olunca, illaki bir tesaduf olusur, yine sizi duyariz diye umut ediyoruz, saglicakla kalin.
Gabon'dan sevgiler.
Kaptan Ali.