EKİM SONU 1958 BORNOVA İZMİR - OKUL YOLU
Bornova Ovası'ndan okula gitmek için iki seçenek vardı. Bahçeler arasındaki ancak bir at arabasının geçebileceği genişlikteki dolambaçlı ara yollardan yürüyerek, ki yağmur yağdığında bu yollardan bazıları bir karış yüksekliğinde suyun aktığı derelere dönüşürdü, ya da şu an hala var olan ege Üniversitesi hastanesi ile Çınarlı Sanat Okulu arasındaki, Ankara ve İstanbul otobüslerininde kullandığı ağaçlı yol. Bornova Konak dolmuşları ve belediye otobüsleri de bu yoldan geçerdi. Çiftçi çocukları bahçe aralarındaki patikalardan geçerek ana yola gelir ve sırasıyla üçyol Topuzoğlu Zeytincilik Karayolları Etibank Mersinli duraklarını kullanarak okullarına ulaşırdı. Belediye otobüsleri, siyah önlüklü beyaz yakalı İlkokul çocuklarına pazar dışındaki günlerde okul saatlerinde bedava idi. Öteki talebeler Bornova Çınarlı arası için 15 kuruş bilet parası öderdi. Bahçe komşumuz olmayan diğer çiftçi çocukları ile de bu vesileyle tanışmış olurduk. Çiftçi çocuklarını hemen tanırdım. Ayaklarında çoklukla çizme olurdu. Okul zamanı çamurlu patika yollarında çizmeden başka hiçbir ayakkabı işe yaramazdı. Bölge de dediğimiz Karayolları durağında daha çok iyi giyimli memur mühendis çocukları olurdu. Bunlar Devlet Su İşleri'nde çalışan ve hemen bitişiğindeki harika güzellikteki lojmanlarda oturan ailelerin çocuklarıydı. Bu lojmanların elektrik ve su tesisatları vardı. Dıştan bakışta bile Konfor göze çarpıyordu.Yeni kurulan üniversiteye yakın olan Yavuz Selim Okulu'nda daha çok memur ve öğretim üyeleri çocukları olurdu.Mahfel dediğimiz askeriyeye de yakın ve onların lojmanlarına bitişik olduğu için, öğrencilerinin bir kısmı da subay çocuklarıydı. Kars ve Hilal ilkokulları Bornova merkeze yakındı. Kars Okulu tarihi bir binaydı. 1972 yılında Bornova Belediyesinin inanılmaz bir sorumsuzluk örneği göstererek alan açacağım diye yıkıp bugünkü Migros'un yanındaki beton anıta taşıması ile yok olmuştu. Bu kayıp tarihin o zamanki şanslı öğrencileri, daha çok Bornova eşrafından esnaf ve zanaatkarların çocuklarıydı. Eşim de bu okuldan mezun olmuştu. İşçi, çiftçi, göçmen çocukları daha çok Hilal okuluna giderdi. Benim eğitim gördüğüm 9 Eylül İlkokulu her kesimden karma öğrenciler ve yetiştirme yurduna kolay ulaşımı nedeniyle Yurtlu çocuklardan oluşuyordu. Bugünkü ağaçlı yoldaki Karayolları durağı ile bahçemiz arasında, patika yollardan giderek aşmam gereken yarım saatlik bir yol vardı. Çizme ile hızlı yürümek pek kolay değildi. Hele yağmur yağdı ise çizmeye yapışan çamurlarla dahada ağırlaşırdı. Birde ot bulunmayan kısımlarda suyu içen ve yumuşayan toprağa batan ayağımı ne zorlukla çıkardığımı unutamam. Bütün zorluklarına karşın bu yol ilkbaharda rengarenk olur, Sonbaharda sarının her tonuna bürünürdü. Yolumun üzerindeki Amber çiçeğini koklamadan ve minik bir sarı topunu yakama takmadan geçmezdim. Tahsil hayatım boyunca soğuklar başlayıncaya ve sıcaklar dönünceye kadar ovadaki bahçemizden bu yolu kullanarak okullarıma ulaşırdım. Sonbaharda şöyle bir sıkıntı yaşardım. Ovadaki bahçemizden Bornova merkezindeki kışlık konuta dönünceye kadarki zamanda günler iyice kısaldığı için zifiri karanlıkta bağ evimize erişmek kabus gibi bir şeydi. Bir de köpekler saldırırdı. Köpek korkusu o günlerden kalma bir mirastır.
Yorumlar
Yorum Gönder